![]() | ||||||||||
| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARTaşkıran HaberUzungöl |
VATANDAŞA KASKO!
Türkiye de sağlık alanında son 10 yılda ciddi reformlar yaşandı. Adalet ve Kalkınma Partisi nin yaptığı en iyi icraat neydi sorusuna halkın yüzde ü sağlık dedi. Sağlıkta son 10 yıl içerisinde gerçekten hızlı dönüşüm yaşandı. SSK’lıların devlet hastanelerine, kamu çalışanlarının SSK hastanelerine giremediği, üniversite hastanelerinde sevksiz tedavinin yapılmadığı dönemden, herkesin her istediği hastanede tedavi olduğu döneme girildi. Hatta özel ve vakıf hastanelerine de sevksiz başvuru hakkı getirldi. Hekim seçme hakkı verildi. Hasta hakları kurulları oluşturuldu. Eczaneler önünde oluşan maç kuyrukları eritildi, isteyen istediği eczaneden ilacını aldı. Velhasıl vatandaş sağlıkta özgürlüğüne kavuştu. Bunlar milenyum yılındaki Türkiye’de reform niteliğindeydi. Hastaneler arası sevk işleminin kaldırılmasından sonra bir hastanın aynı gün içerisinde bireden çok hastaneye gitme şansı doğmuş ve bunu sonucunda 2002 yılı itibari ile kişi başı yıllık muayene sayısı 2.2’den 8’e yükseldi. Artan muayene sayısı reçete sayısını ve ilaç giderini de artırdı. Bütün bunlar, sağlık harcamalarını artırarak SGK’nın topladığı pirimlerle tarafından karşılanamaz hale getirdi. İyi düşünülmeden ve analiz edilmeden yapılan ve halk için ilk planda olumlu görülen bu değişikliklerin getirdiği ciddi mali yükü finanse etmek için hükümet bir takım tedbirler almak zorunda kaldı. Öncelikle, özel ve kamu hastanelerinde önce muayene katılım payı (5-12 TL arasında) ve reçete katılım payı (3 TL) getirildi. Bu önlemlerin de yeterli olmadığını gören hükümet, aile hekimlerinin reçetelerine de katılım payı (3 TL) ve tüm reçetelerde üçten fazla her kutu ilaç için ilave katlım payı (1 TL) getirmek zorunda kaldı. Ancak bu tedbirler de açığın giderilmesine yetmedi. “Yapalım, görelim, yanlış varsa düzeltiriz” mantığıyla yapılan uygulamaların sonunda duvara toslama aşamasına gelindi ve vatandaştan daha fazla katkı payı almanın yolları aranmaya başlandı. Bu çerçevede bu günlerde çıkarılması planlanan ancak 6 Şubat 2012 tarihine ertelenen Bakanlar Kurulu Karanamesi ile, özel hastanelerde şimdiye kadar SGK fiyatının en fazla yüzde 70 kadar fazlası olan fark ücret sınırı 3 katına (yüzde 300) kadar çıkarılacaktır. Sağlık sistemindeki yeni uygulamaları Trabzon Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Yakup Aslan’la konuştum. Hükümetin sağlıktaki finansman açıklarını kapatmak için bir takım çalışmalar yaptığını ifade eden Aslan şöyle dedi. “Hekimler ve Tabip Odaları olarak bizler, önceden beri bu konularda fikir beyan edip uyarılarda bulunduk. Ancak maalesef söylediklerimize kulak tıkandı. Böyle devam ettiği sürece yakın gelecekte tamamlayıcı sağlık sigortası ismi altında özel sağlık sigortaları zorunlu hale gelecektir. Zira, Avrupa ülkeleri ve ABD’de 3 farklı kategoride (hastalığın ciddiyetine göre) bu sistem uygulanmaktadır. Bu sitemde SGK bazı hastalıkların tanı, tetkik ve tedavi giderlerini ödememektedir. Ayrıca, SGK her kişi için bir kota belirlemekte ve kotayı aşan sağlık harcamaları ya vatandaşın cebinden ya da özel sağlık sigortası tarafından karşılanacaktır. Bu sigorta bedelleri de küçümsenmeyecek rakamlardadır. Örneğin SGK, ben senin sağlığın için yılda en fazla 3 bin TL harcama yaparım, şayet sağlık sorunların için daha fazla harcama gerekirse ya cebinden ödersin, ya da özel sağlık sigortası yaptırıp onunla karşılarsın diyecek. Burada özellikle kalp hastalığı, kanser, siroz, böbrek yetmezliği gibi kronik ve ciddi hastalığı olanlar, büyük operasyon gerekenler çok zor durumda kalacak, çünkü onların sigorta bedelleri de yüksek olacak. Ayrıca şu anda var olan ilaç katlım paylarının artması (emeklide %10, çalışanlarda %20) da muhtemeldir. Zaten, katılım payından muaf olan ilaçların (raporla alınan ve katkı payı ödenmeyen) sayısı da giderek azaltılmış ve halen azaltılmaya devam etmektedir. Sistemdeki sorunlar devam ettiği sürece bu tür önlemlerin alınması zorunlu olacaktır. Oysa, sağlık harcamalarını azaltmanın daha basit yöntemleri vardır. Örneğin; koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi çok önemlidir. Sağlık Bakanlığı son yıllarda bu konuda bazı önemli adımlar atmıştır. Örneğin; daha önce ülkemizde rutin olarak uygulanmayan bazı aşılar rutin hale getirilmiş, sigara ve obzetie ile savaş başlatılmıştır. Şimdilerde tuzlu yemek ile mücadele başlatılmıştır. Ayrıca, hastanelere sevksiz olarak başvuru sistemi acilen kaldırılıp, sevk zinciri getirilmelidir. Ayrıca, aynı tahlillerin kısa bir süre içinde farklı yerlerde tekrar edilmesi önlemleridir. Sağlık çalışanlarına uygulanan mevcut performans sistemi revize edilmelidir” dedi. Her nimetin bir külfeti vardır. Sağlıkta vatandaş için getirilen kolaylıkların bedelini yine halk ödemektedir. Bu doğal bir durumdur. Ancak, bazı kararları alırken işin ehline, yani sağlık çalışanlarına daha çok danışılsa, sorunlar çok daha aza indirilebilir ve hepimiz daha az bedel ödeyerek daha kaliteli sağlık hizmeti alabiliriz” dedi. Dikkat etmek gerekir. İşin ucu halka dokunuyorsa vatandaş hesabını sorar vesselam. Zihni AĞIRMAN Ali Rıza ALTINSOY Bu haber 82 defa okunmuştur.
|
GALERİ |
||||||||